Sabah telefonumun sesiyle uyandım, arayan annemdi. Ağlamaklı bir ses tonuyla ‘olanları duydun mu?’ dedi. Bismillah deyip kalktım yataktan, ‘hayırdır ne oldu?’ dedim. Evde televizyon olmadığı ve birkaç gündür de yoğunluğum nedeniyle internetten haberleri takip edemediğim için, haberlerden bile bihaberdim. ‘İsrail Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırdı’ dedi. ‘Gerçekten mi, ne zaman nasıl oldu?’ diye sordum anlattı bir bir… Annem konuştukça yüreğim yaralanıyor ve gözlerim oluk oluk akıyordu. Hemen netten son dakika haberlerine baktım, herkes farklı telden çalıyordu ama dert aynıydı. Yine zulüm, yine kan, yine gözyaşı ve yine şehadet ve talan… Okuduğum birkaç haber şu yöndeydi; İsrail mallarını boykot ediyoruz!
Aklıma geldi de daha çok değil geçen yıl İsrail’in yaptığı soykırım da yine aynısı olmuştu. Boykot ürünleri yazılmış, basılmış ve dağıtılmıştı. Ama neden bu durum sadece bu tür zulümlerin meydana gelmesiyle meydana geliyordu? Bir müddet boykot ürünleri alınmıyor sonra kalındığı yerden devam ediliyordu. Amerikan yapımı tv seyredip filanca marka kola içerken oturduğumuz yerden kahrolsun İsrail demek çok basit. Fakat ne kadar içten ediliyor bu beddua? Çoğu Müslüman kardeşime bunu söylediğimde, aman canım onların olmayan ürün mü var her şeyi satın almışlar diyorlar. Hem bu marka şampuanı kullanmazsam saçlarım dökülüyor, şu marka deterjan çamaşırları daha güzel beyazlatıyor, o marka yiyecek daha lezzetli gibi duymaya alışık olduğumuz cümleler tekerrür ediyor. Peki, dökülen saçlarımız öldürülen mü’min kardeşlerimizin dökülen kanından daha mı kıymetli? Gömleğimiz daha beyaz olmasa da hafiften griye çalsa yahut yediğimiz gıda çokta lezzetli olmasa ne olur. Üzülüyorum bu duruma, anlatmaya anlaşılmamaya acınıyor hatta dövünüyorum. Kaçımız sırf Gazze için gece kalkıp sadece iki rekat namaz kılıp, en içten samimiyetiyle İsrail’in kahrı Gazze’nin felahı için dua etti? Belki Rahman samimiyetimiz hatırına duamıza hemen icabet edecek. Gerçekten dua etmek için acı yaşamayı mı bekliyor şu biçareliğimiz? Tez zaman da şu üzerimizde ki ölü toprağının silkelenmesi ve ne kadar büyük bir nimetin içinde olduğumuzu anlamak için asıl duaya ihtiyacı olan biziz! Rabbimiz buyurmuyor mu ki; ‘De ki, duanız ve yalvarmanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin?{Furkan 77}’ Herkesin gücü dua etmeye yetiyordur ve Allah dua da ısrarcı kullarını sever. Sadece acımız tazeyken dua edip yüreğimiz soğuyunca duayı kesmek acizlerin işidir ve bu da bize yakışmaz. Ve yine Allah Teala; ‘ İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yanı üzre yatarken gerek otururken ve gerek ayaktayken bize dua eder durur. Derken kendisinden sıkıntıyı kaldırıverdik mi, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize yalvarmamış gibi geçer gider. İşte aşırıya gidenlere amelleri böyle süslü gösterilmektedir.{Yunus 12}’ buyuruyor…
Yazar editor
- Temmuz 07 2010 21:01:46 ·
3 Yorum ·
294 Okunma ·
evet çok önemli bir konuya parmak basmışsınız. ama şu haberi okuduktan sonra ülkemiz adına bilinçsizliğimize iki kat daha yandım
http://www.kanalturk.com.tr/haber-detay/28260-israil-de-turk-mallarina-boykot-dunya-haberi.aspx
(direk linki ekleyemedim artık siz bu adresten bakarsınız habere)
Elimizi-ayağımızı vicdanımıza göre değil de paramıza göre uzattığımız müddetçe , mark/et'lerin her "ucuzluk" namlı kampanyasına yarışırcasına koşarız ve dayarız namluyu vicdanın şakağına ! Konuştukça basarız tetiğe basarız tetiğe ! Bundan da karada denizde havada DOSTlarımıza bastırılmış bir tereddütle bahseder , her onayda geniş ve modern dünya görüşümüzle ONURlanırız , yolumuza emanetle devam ederiz ...
Yazı fazla somut. Ayrıca çok kısa. Edebi ifadelerin az olması, akıcılığı olumsuz yönde etkilemiş. Fakat tüm bunlara rağmen; bize 'boykot' vecibesini hatırlattığınız için teşekkür ederiz.
'filanca marka kola' diye sansürlemeyelim izninizle, kaka kola diyelim bi hamlede.
Şampuan için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Aslında çok haklısınız ama bu konuda fiziki özelliklere 'çok aşırı' önem veren, özellikle de 'seçici' konumdaki hanımların bakış açısını da eleştirmemiz gerekiyor.
'Allah dua da ısrarcı' cümlesinde 'duada' ifadesi olmalı. Bitişik yani.
Genel olarak yazının sürükleyiciliği noktasına dikkat ederek yazmaya devam etmenizi bekliyoruz. Derdiniz, oluk oluk akan yaşlarınız sizi muhakkak güzel yerlere getirecektir. Çünkü ilim talem edene verilir. Kaleminize sağlık...
http://www.kanalturk.com.tr/haber-detay/28260-israil-de-turk-mallarina-boykot-dunya-haberi.aspx
(direk linki ekleyemedim artık siz bu adresten bakarsınız habere)